Perikard, kalbin dışını saran ve ince iki katmandan oluşan kesedir. Bu iki katman arasında az miktarda Sıvı bulunur. Bu Sıvı, kalbin gevşeme ve kasılma hareketleri esnasında katmanların birbiri üzerinde kaymasına ve hareketine yardımcı olur. Perikardın akut iltihabı akut perikardit olarak adlandırılır. Akut perikardit esnasında bu sıvı artar ve klinik bulgulara neden olur. Akut perikarditin en sık nedeni viral enfeksiyonlardır. Diğer nedenler ise;

1-Tüberküloz enfeksiyonu

2- Bakteriyel enfeksiyonlar

3-Mantar enfeksiyonları

4- Diğer enfeksiyonlar

5- Kalp enfarktüsü

6-Böbrek yetmezliği

7- Kanser

8- Radyoterapi

9- Otoimmün hastalıklar (Akut Eklem Romatizması, Lupus, Romatoid artirit, Skleroderma, Miks Konnektif Doku hastalığı)

10-Diğer inflamatuvar hastalıklar (Sarkoidoz, Amiloidoz, İnflamatuvar barsak hastalıkları. Behçet Hastalığı, Temporal arterit)

11-İlaçlar (antibiyotikler, antiaritmikler, epilepsi ilaçları gibi bazı ilaçlar

12-Travma (özellikle göğüs travması, göğüs cerrahisi sonrasında, kalıcı kalp pili yerleştirilmesi komplikasyonu olarak, kardiyak teşhis girişimleri, özofagus rüptürü)

13- Aort damarının yırtılması

14- Hipotiroidi

Bazen hiçbir neden saptanamaz, buna idiyopatik perikardit adı verilir

BELİRTİLERİ

Akut perikarditin en sık görülen belirtisi batıcı tarzda keskin göğüs ağrısıdır. Ağrı nefes almakla, öksürmeyle ve yatmakla artar; oturmakla veya öne eğilmekle azalır. Diğer şikayetler nefes darlığı, ateş, kırgınlık, yorgunluk ve kas ağrılarıdır. Ayrıca akut perikardite neden olan hastalığa ait bulgular görülebilir. Bu şikayetler mevcutsa, yakın zamanda grip veya benzeri enfeksiyonlar geçirmişseniz hemen doktora başvurmalısınız. Erken tanı ve tedavi akut perikardite bağlı gelişebilecek riskli durumların ortadan kaldırılmasını sağlar.

TANI

Hekiminiz ayrıntılı öykü alıp fizik muayenenizi yaptıktan sonra akut perikarditten şüphelenmişse sizden bazı tetkikler isteyecektir (göğüs grafisi, elektrokardiyografi, ekokardiyografi, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme gibi). Bu tetkiklerin biri veya birkaçı tanının kesinleştirilmesine yardımcı olacaktır.

TEDAVİ

Akut perikardit genellikle hafif seyreder ve kendiliğinden iyileşir. Şikayeti olan hastalarda tedavi ile şikayetler birkaç Gün içinde düzelir. Ancak bazen akut perikardit ağır seyredebilir ve bu durumda hastaneye yatış gerekebilir. Ateşin çok yüksek olması, perikard katmanları arasında aşırı miktarda sıvı birikmesine bağlı nefes darlığı varsa tedavi hastanede yapılmalıdır.

Akut perikardit tedavisinde yatak istirahati zorunludur. Ağrı ve iltihabı azaltmak için antienflamatuar ilaçlar doktor kontrolünde başlanabilir. Akut perikardite neden olan hastalığın tedavisi yapılmalıdır. Eğer perikard katmanları arasında sıvı miktarı artmış ve kalbi sıkıştırıp gevşemesini ve düzenli kasılmasını engelliyorsa ciddi nefes darlığı olur. Eğer böyle bir durumunuz varsa hastaneye yatırılarak kalbinizin etrafındaki sıvı bir iğne yardımıyla boşaltılarak rahatlamanız sağlanır. Bu işlem sırasında lokal Anestezi uygulanır. Eğer akut perikarditte kalıcı bir deformasyon söz konusuysa perikardiyektomi denilen cerrahi girişimle perikard çıkarılır. Cerrahi işlem sonrasında kalp tekrar eski fonksiyonlarına kavuşacaktır. Eğer bakterilerin neden olduğu bir perikardit söz konusuysa Antibiyotik tedavisi ve iltihabın boşaltılması işlemleri uygulanabilir.

Akut perikardit olan beş hastanın birinde herhangi bir zamanda akut perikardit tekrarlayabilir. Tekrarlayan perikarditlerde farklı ilaç tedavileri uygulanır.

KOMPLİKASYONLARI

Akut perikardite bağlı en önemli komplikasyonlardan biri;  uzun süreli perikardit söz konusu olanlarda veya tekrarlayan perikardit vakalarında perikard katmanlarının kalınlaşarak birbirine yapışmasıdır. Bu durumda perikard tıpkı bir zırh gibi kalbi sarar ve kalbin pompalama gücünü bozar. Dolayısıyla nefes darlığı bacaklarda, karında şişmeye açabilir. Akut perikardite bağlı diğer bir komplikasyon perikarda çok fazla sıvı toplanması sonucunda kalp yeteri kadar kasılıp gevşeyemez ve kalp fonksiyonları bozulur. Tedavi edilmezse öldürücü olabilir. Erken tanı ve tedavi komplikasyonların görülme riskini azaltır.

HAZIRLAYAN; Doç Dr Sinan AYDOĞDU

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.