Madde bağımlılıkları arasında özel bir yeri olan etil Alkol (etanol) yüzyıllardır hekimlerin ilgi odağı olan bir konudur. Genellikle 20–40 yaşlar arasında görülse de aktif alkol kullanımının en yüksek yüzdesi 20–35 yaşları arasında olmaktadır. 45 yaşından sonra ortaya çıkışı durumunda altta yatan bir psikiyatrik bozukluktan şüphelenilmelidir. Alkolle ilişkili sorunlar erkeklerde kadınlara göre 2 ile 3 kat daha sık görülmektedir. Erkeklerde alkolle ilişkili bozukluklar genç erişkin döneminde başlamakla birlikte, sosyal sorun haline gelmesi 30 yaş civarında başlar ve bu dönemde fark edilir. Bir bağımlılığın oluşabilmesi için bazı faktörlerin gerekli olduğu bilinmektedir. Bunlar; kişilik faktörü, çevre faktörü, genetik faktörler ve maddenin kendisidir. Alkolün kolay elde edilebilir ve görece ucuz olması alkol tüketimini arttıran bir özelliktir. İnanç ve töreler ile alkol kullanımının hoş görülmediği toplumlarda alkol kullanım oranı daha düşük olmakla birlikte sıfır değildir.

Alkol kullanım bozukluklarının tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Alkol kelimesi Arapça cevher, esans, öz anlamına gelen “alkil” sözcüğünden gelmektedir. Alkol çok eski cağlardan beri keyif verici, yatıştırıcı, uyuşturucu ve ilaç olarak kullanılmıştır. Fakat her çağda birçok toplumda alkolün ılımlı miktarda kullanımı az çok kabul görmüş, fakat aşırı ve uzun süreli kullanımı ise genellikle onaylanmamıştır. Önceleri sarhoş olmayacak derecede alkol kullanımı ilkel çağlarda dinsel törenlerde bile yer almıştır. Mezopotamya’da yaşamış olan çeşitli milletlerin Alkollü içkileri çok önceden beri kullandıkları da bilinir. Hıristiyanlıkta şarap kutsal bir içki olarak kabul görür. İslamiyet’te ise zararlı olduğu için yasaklanmıştır. Tarih boyunca Hipokrat’tan başlayarak pek çok hekim alkollü içkilerin insan ruh ve beden sağlığına zararını dile getirmiştir. Ancak alkol kullanımı sonucu oluşan bağımlılığın bir hastalık olarak ele alınması son yüzyıla dayanmaktadır.

BELİRTİLER VE TANI

Alkolün alım sonrası ilk etkisi davranışsaldır. Aşırı hareketlilik ve abartılı neşe hali olur. İnce davranışları yapamama, konuşma bozukluğu ve solunum zorlanması sonraki aşamalardır. Nabzı yavaşlatır, iştah artışı yapar. Mide koruyucu duvarını zedeler, mide bağırsak sisteminde ve pankreasta ülser ve Kanser oluşumunu arttırır. Kan yağlarında artış yapar. Karaciğer ve diğer organlarda yağlanmayı arttırır. Sarılık ve siroza yol açar. Erkeklik hormonunu baskılayarak erkek cinsel organında cinsel işlev kaybı yapar. Yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, beyin kanaması, erken bunama yapabilir. Kansızlık beslenme bozukluğuna bağlı organ yetmezlikleri, bağışıklık sisteminin baskılanmasına bağlı verem, zatürree ve kanser riskinde artış olur.

Dünya Sağlık Örgütü alkole bağlı ruhsal bozuklukları şu şekilde sınıflandırır.

Alkole bağlı akut zehirlenme Alkol zararlı kullanımı Alkol bağımlılık sendromu Alkol bırakma durumu Alkol bırakma durumu, deliryumla birlikte Alkole bağlı amnezik sendrom Alkolün yol açtığı kalıntı(rezidüel) ve geç başlayan psikotik bozukluk Alkole bağlı başka ruhsal ve davranışsal bozukluklar Belirlenmemiş ruhsal ve davranışsal bozukluklar  

Alkol zararlı kullanımı alkol kullanımının henüz bağımlılık aşamasına gelmemiş şeklini tanımlamak için kullanılmaktadır. Kişinin klinik olarak belirgin bir alkol kullanımı veya sıkıntıya neden olacak şekilde alkol kullanımı vardır. Ancak fizyolojik bağımlılık adı verilen tolerans veya alkol kesilmesinde ortaya çıkan yoksunluk sendromunun eşlik ettiği durum gelişmemiştir. Dünya Sağlık Örgütüne göre “Zararlı-Tehlikeli Kullanım” olarak değerlendirilen durum genel anlamda kişinin kendine ve çevresine zararlı olabilecek durumlarda alkollü içki almasıdır. Fiziksel zararlara rağmen içmeye devam etmek, sarhoş oluncaya kadar içmek, hızlı içmek, işe ve sorumluluklarına geç kalmak, ağır içici insanlarla arkadaşlık etmek, boş zamanlarını alkol alarak geçirmek, alkollü araç kullanmak, yalnız başına içmek, kesmek ya da azaltmak gerektiğini düşünmek, eleştirilere öfkelenmek, suçluluk duygularını alkol alımı ile ilgili yaşamak, ilk olarak akşamdan kalmalığını sabah alkol alarak gizlemek gibi durumlar kişide bulunmaktaysa alkol zararlı kullanımı konusunda uyanık olunmalı ve hekime başvurulmalıdır.

Alkol bağımlılığı bir ruhsal bozukluktur, etil alkol bağımlılığıdır, ancak her içki içen bağımlı değildir. Bazen normal içme nerede biter Alkolizm nerede başlar sınırını çizmek kolay olmayabilir. Dünya Sağlık Örgütü alkol bağımlısını “uzun süre ve alışılmışın dışında alkol alan, alkole bağlı ruhsal-bedensel toplumsal sağlığı bozulan, buna karşın durumunu değerlendiremeyen; değerlendirse bile alkol alma isteğini durduramayan, tedaviye gereksinimi olan bir hasta” diye tanımlamıştır. Kötü kullanımın ötesinde uzun süre ve yüksek miktarlarda alkol alanlarda bağımlılık gelişir. Bu kişiler yalnız belli Gün ya da saatlerde değil – yer ve süreye bağlı kalmaksızın olanak buldukça, koşullarını zorlayarak, gece gündüz demeden alkol alabilir. Alkol bağımlılığının tanısı için alkol arama davranışı, alkol almaya karşı duyulan istek, direnç artımı ve yoksunluk belirtilerinin gelişmesi önemli olarak görülen klinik özelliklerdir. Direnç artımı (diğer adıyla tolerans) ve yoksunluk belirtilerinin varlığında fizyolojik bağımlılık gelişmiş demektir. Bağımlılıkta önemli bir durum da, alkol alma istek ve tutkusunun yanı sıra ortaya çıkan yoksunluk belirtilerinin giderilebilmesi için alkol alımının sürdürülmesidir. Kimi kişiler günlük yaşamlarını hoş olmayan yoksunluk belirtilerinin etkisinden kurtulup sürdürebilmek için Güne alkol alarak başlayabilirler. Bu kısır döngü giderek pekişir ve süreğen bir durum alır. Alkol bağımlılığı olan kişilerin iş ve sosyal işlevselliklerinde ciddi bozulmalar vardır. Alkollüyken şiddet davranışı gösterme, işe gidememe, iş kaybı, yasal sorunlar, Aile üyeleri veya arkadaşlarıyla aşırı alkol kullanımı ile ilgili tartışmalar gibi sorunlar ortaya çıkabilir.

Alkol zehirlenmesi, alkol alımı sırasında ya da çok kısa süre sonra ortaya çıkan uygunsuz davranışlar ve psikolojik değişiklikler ile birlikte nörolojik belirtilerin de (sarhoşvari konuşma, dengesiz yürüme, koordinasyon bozulması, dikkat ve hafızada bozulma ve koma) ortaya çıktığı bir durumdur. Alkol zehirlenmesi öldürücü olabilir. İleri derecede zehirlenme solunum Depresyonu, koma ve ölüme kadar ilerleyebilir.

Alkol yoksunluğu uzun dönem ve fazla miktarlarda alkol kullanımından sonra alkol miktarının azaltılması ya da kesilmesi ile ortaya çıkan bir durumdur. Belirtiler 6–8 Saat içerisinde başlar, 2. ve 3. Günler en üst düzeye ulaşır, 4 ve 5. günlerde azalır. Yorgunluk, beslenme bozukluğu, fiziksel hastalıklar ve depresyon yoksunluk belirtilerini arttırabilir. Diğer yandan alkolün ani bırakılmasına bağlı gelişen DELİRYUM TREMENS adı verilen tablo yüksek oranda ölüme neden olan acil tıbbi müdahalenin gerektiği bir durumdur. Alkolün bırakılmasından ya da azaltılmasından sonra sıklıkla ilk 72 saat içinde görülür, ancak ilk hafta içinde de ortaya çıkabilir. Alkolü bırakmak için yatırılan hastaların %5 kadarında deliryum tremens gelişmektedir ve tedavi edilmediği takdirde %20 ölüm oranına sahiptir.

PROGNOZ, TEDAVİ VE KOMPLİKASYONLAR     

Alkol bağımlılarında Aile, iş ve toplumsal yaşamda bozulma önemli bir yer tutar. Eğitim, öğretim, Askerlik ve iş yaşamında sorunlar, sık sık iş değiştirme, görevinde aksama, disiplin sorunları, işten atılma, işinde ilerleyememe, gerileme, önemli geçim güçlükleri, borçlanma, haciz ve diğer yasal sorunlar, önemli aile ve evlilik sorunları (eşlerle tartışma, kavga, çocuklarıyla ilişkinin -saygı ve sevginin bozulması, ayrı yaşama, boşanma, birden çok evlilik) görülebilir.

Alkol bağımlılıklarının tedavileri uzun süreli ve kimi zaman hastane yatışı gerektirir. Hastane yatışında, öncelikle “alkolden arındırma” adı verilen ilk dönemde kişiyi alkol kullanımından uzaklaştırma ve kanda/vücutta bu maddelerin bulunabilirliğini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir tedavi uygulanır. Bu ilk basamak olarak düşünülmelidir. Hastaya alkol/madde kullanım davranışının örüntüleri gösterilmeye ve bunun zararlı sonuçları açıklanır. Sonraki uzun dönemde yineleme sıktır ve gerçekte asıl amaç yinelemenin önlenmesidir. Yinelemeyi önlemek için ilaçlar, psikososyal ve bilişsel-davranışçı tedaviler beraberce kullanılmalıdır.

a) Değerlendirme ve alkolü bırakma isteğinin arttırılması: Tedavi başlangıcında hastanın durumunu değerlendirme, alkolü bırakma konusunda isteğinin (motivasyonunun) arttırılması, daha sonra Alkolden arındırma, uzun sureli tedavi planının yapılması uygun olur.

b) Alkolden arındırma: Alkolun bırakılmasından sonra ortaya çıkan belirtilerin tedavisini içerir.

c) Uzun sureli tedavide ise hastanın gereksinimine gore bir tedavi planı belirlenir ve uygulamaya geçilir. Bu dönemdeki tedavide aşağıdaki üç secenek beraberce kullanılmaya calışılır: ilac tedavileri, psikososyal rehabilitasyon ve kendi kendine yardım grupları.

Yinelemeyi önlemek icin onaylanmış çeşitli ilaçlar bulunmakla birlikte ancak hekim kontrolünde olmak koşulu ile kullanılabilir. Halk arasında karşılıklı bilgi alışverişi ile alkol bağımlılığı tedavisi için ilaç kullanmak ölüme bile neden olabilecek büyük bir hatadır, hekime başvurmadan asla herhangi bir ilaç kullanılmamalıdır.

Alkolizmin Rehabilitasyonu

Alkolizmin rehabilitasyonu, hastanın Alkolsüz bir yaşamı sürdürebilmesine aile, iş ve toplum yaşamındaki sorumluluklarını yürütebilmesine, bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı olarak nitelendirilebilen bir yaşam sürdürmesi hedefine ulaşmaya çalışır. Bu dönemin asıl amacı hastanın alkole geri dönüşünü engellemeye çalışmak, alkolsüz yeni yaşamına uyumunu sağlamak, bu süreç içindeki güçlüklerle baş edebilmesine yardımcı olmaktır.

HAZIRLAYAN; Dr. Okan EKİNCİ

KAYNAKLAR

Bayar MR, Yavuz M. Alkol Bağımlılığı. Sempozyum Dizisi 2008; 62:221–230. Çakmak D, Evren C. Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları 2006, Özgül Matbaacılık, 33–62. Özpoyraz N. Alkol ve Madde Kullanım Bozuklukları, Cukurova Universitesi Psikiyatri Ders Notları. Perepletchikova F, Krystal JH, Kaufman J. Practitioner review: adolescent alcohol use disorders: assessment and treatment issues. J Child Psychol Psychiatry. 2008 Nov;49(11):1131-54. Kranzler HR, Gage A. Acamprosate efficacy in alcohol-dependent patients: summary of results from three pivotal trials. Am J Addict. 2008 Jan-Feb;17(1):70-6.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.