Etil Alkol meyve ve tahıllardaki karbonhidratların mayalanması sonucu kolayca elde edilebilmektedir. Bu nedenle tarih boyunca hemen hemen her toplumda Alkollü içkiler bilinmekte ve kullanılmaktadır.

Sanayi devriminden sonra Batı toplumunda alkol tüketimi ve alkole bağlı sorunlar da artmıştır. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde de alkol tüketimi ve alkole bağlı sorunlar hızla artmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Alkol bağımlısı; “uzun süre ve alışılmışın dışında alkol alan, alkole bağlı ruhsal-bedensel-toplumsal sağlığı bozulan, buna karşın durumunu değerlendiremeyen; değerlendirse bile alkol alma isteğini durduramayan tedavi ihtiyacı olan bir hastadır” 

Dünya Sağlık Örgütü’nün bir başka tanımında da“içkinin işine engel olduğunu değil de, işinin içki içmesine engel olduğunu düşünmeye başlayan kişi alkoliktir” denilmektedir.

Alkol bağımlılığı geliştikten sonra kişide geçici sürelerle Alkolü denetim altına alma çabaları görülür. Bu denetim alma çabaları sıklıkla kişiler arası ilişkilerdeki sorunlar, yasal sorunlar ya da bedensel hastalıklarla ilişkilidir. Bu dönemlerde yoksunluk belirtileri başlar, bırakma çabaları çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Yeniden alkol alımının başlaması ile bağımlılık ve ona bağlı sorunlar gündeme gelir. Bu durum bir kısır döngü içinde sürer gider. Alkolün bırakmanın iyi olduğunu belirleyen göstergeler kişinin alkolü bırakma konusunda istekli olması, başlangıç tedaviyi tamamlayabilmesi, ayaktan tedavi uyumu ve sürdürmesi, antisosyal kişilik özelliklerinin bulunmaması, başka Madde kullanımı olmaması, sosyal destek sistemlerinin yeterli olmasıdır.

Alkolün % 90–98 i karaciğerden oksidasyon yoluyla metabolize edilir.

Alkolün kişilerde yaptığı ağır bedensel ve ruhsal bozuklukların yanı sıra kişiler arası ilişkiler bozulmakta, Aile içi sorunlar artmakta çocuklar olumsuz yönde etkilenmektedir. Alkolün neden olduğu en önemli sorunlardan biri alkollü araç kullanımına bağlı meydana gelen trafik kazalarıdır.

DSÖ alkollü içki tüketen yaklaşık 2 milyar kişi olduğunu, 76.3 milyon kişinin alkole bağlı hastalık tanısı aldığını tahmin etmektedir. Alkol tüketimi ile nedensel ilgisi olan 60’dan fazla hastalık ve yaralanma vardır. Alkol, ösefagus kanserlerinin, karaciğer kanserlerinin, sirozların, cinayetlerin, epileptik nöbetlerin, motorlu taşıt kazalarının % 20–30 nedeni olarak tahmin edilmektedir. Alkol toplam ölümlerin % 3.2’sine yaklaşık 1.8 milyon ölüme neden olur. 58.3 milyon maluliyete göre düzeltilmiş yaşam yılı kaybına yol açmıştır.

2007 yılında Ülkemizde 15 yaş üstü, kişi başı saf alkol tüketimi (TAPDK ve TUİK verilerine göre) 1,22 litredir

 KAYNAK: Sağlık Bakanlığı Tütün Dairesi Başkanlığı

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.