Bazen bir komşumuzun veya yakınımızın Ameliyat olduğunu duyar da hastaneye ziyaretine koşarız. Ameliyatın nasıl geçtiğini, kaç dikiş atıldığını sorarız çoğu zaman. Belki de bir safra kesesi veya böbrek taşı ilginç gelir de gazlı bez içinde saklanır. Ameliyat olmak genelde pek istenen durum olmasa da sonrasında iyileşmenin ve sağlığına kavuşmanın verdiği bir mutluluk vardır. Pek hiç bu ameliyatı geçirirken nasıl hiç ağrı ve acı duymadığınızı, olanların hiçbirisini nasıl hatırlamadığınızı sordunuz mu kendinize? Ameliyat olanlardan duyduğunuz ” Bana bir iğne yaptılar, 10’a kadar saydım. Ondan sonrasını hiç hatırlamıyorum” olur.

Günümüzde, cerrahi o kadar ilelemiştir ki; kalp, karaciğer gibi birçok organ nakli, çeşitli beyin ameliyatları, böbrek taşından tutun da burun estetiğine kadar birçok ameliyat yapılabilmektedir. İşte bütün bu ameliyatların yapılabilmesini mümkün kılan tıbbın belki de en büyük mucizesi ANESTEZİNİN bulunması ve gelişmesidir. Bundan sadece 150 yıl öncesine kadar sadece kısa süreli ve basit ameliyatlar yapılabiliyordu. Bunlar da hem cerrah için çok zor hem de hastalar için çok acı vericiydi. Ta ki 1846 yılında Willim Thomas Morton’un ilk Anestezi uygulamasına kadar. Modern anestezinin temellerinin atıldığı bu tarihten günümüze kadar bu alanda birçok ilerleme kaydedilerek, günümüzde hastalarımız güven içinde ve hiçbir acı ya da ağrı hissetmeden ameliyat olma imkanına kavuşmuştur.

Anestezi ameliyat sırasında herhangi bir acı, ağrı hissetmememizi ve yapılan bu girişim sırasında uyumamızı sağlayan bir tıp dalıdır. Hepimiz burnumuzdaki eğriliği düzeltenin kulak-burun-boğaz uzmanı olduğunu, dedemizin prostatını ameliyat edenin üroloji uzmanı olduğunu veya büyükannemizin gözündeki kataraktı göz hastalıkları uzmanının ameliyat ettiğini biliriz. Peki, sizin hiçbir şey hissetmeden bu ameliyatları olmanızı sağlayan kim ve nasıl yapıyor merak ettiniz mi?

İşte size bu imkanı sağlayan ”anestezi ve reanimasyon uzmanıdır. Tıp fakültesinden mezun olduktan sonra 4 yıllık bir uzmanlık eğitimini tamamlayan hekimler anestezi ve reanimasyon uzmanı olmaya hak kazanır. Ülkemizde tıp fakülteleri ve Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleriyle birlikte toplam 52 merkezde bu eğitim verilmektedir.

ANESTEZİ YÖNTEMLERİ

– Genel anestezi Bölgesel anestezi- Spinal ve epidural anestezi- Sinir bloğu- Lokal anestezi Sedasyon  

GENEL ANESTEZİ

Tam bir bilinç kaybı, derin bir uyku ve vücuttaki tüm kasların gevşemesinin sağlanmasıyla uygulana anestezi şeklidir. Genel anestezi için öncelikle hastanın genellikle kolundan olmak üzere damarına girilerek küçük bir boru yerleştirilir. Damarın içine yerleştirilen bu küçük boru hem anestezi ilaçlarının hem de serumların doğrudan kana verilmesine imkan sağlar. Bu yoldan ilaçlar damar içine verilerek hastanın hiçbirşey duymayacak ve hissetmeyecek şekilde uyuması ve kaslarının gevşemesiyle geçici bir hareketsizlik sağlanır. Daha sonra soluk borusuna bir tüp yerleştirilerek bu tüpün ucu anestezi cihazına bağlanır. Anestezi cihazından bu tüp aracılığıyla hastanın akciğerlerine anestezi ilaçları buhar şeklinde verilir. Böylece buhar şeklinde verilen anestezik Gazın akciğerlerden kana geçmesi ve buradan beyine ulaşarak anestezi oluşturması sağlanır. Ameliyat bittikten sonra ise bu ilaçların verilmesi kesilerek hastanın uyanması sağlanır. Kasların gevşemesi ortadan kaldırılarak hasta anestezi cihazından ayrılır ve soluk borusundaki tüp çıkartılır. Bütün bunlar birkaç cümlede anlatılsa da uzun yıllar eğitim sonucu elde edilen, bilgi beceri ve deneyim gerektiren girişimlerdir. Görüldüğü gibi anestezi sadece ameliyat başlamadan hastaya iğne yapıp uyutma değildir. Bilakis ameliyat süresince de devam eden bir olaydır. Anestezi uzmanı tüm ameliyat boyunca hastanın başındadır ve uyandıktan sonra da belli aralıklarla hastayı kontrol eder. Bu tip anestezi beyin ameliyatları, büyük barsak ameliyatları gibi tam bir uyku ve gevşemenin gerektiği ameliyatlarda uygulanır.

BÖLGESEL ANESTEZİ

Vücudun sadece belli bir bölgesinin uyuşturulmasıyla elde edilen anestezi yöntemidir. Mesela bacak, kol gibi.

Spinal ve epidural anestezide, omurilikten çıkan sinirlere lokal anestezik denilen ilaçlar uygulanarak ameliyat edilecek bölgenin tamamen uyuşturulması sağlanır. Spinal anestezi uygulamak için, hastamızın bel bölgesinden, ince özel olarak üretilmiş bir iğneyle girilerek ilaç verilir. Epidural anestezide ise omurilik çevresindeki bölgeye ince bir boru yerleştirilerek etkisi geçtikçe lokal anestezik ilacın bu boru içinden verilir.

Spinal ve epidural anestezi uygulayarak fıtık ameliyatları, prostat veya bacaklardaki tüm ameliyatlar gerçekleştirilebilmektedir. Spinal ve epidural anestezi sırasında hastamıza damardan hafif uyku verici ilaçlar vererek ameliyatını sakin bir şekilde geçirmesini sağlarız.

Ayrıca sezeryan ameliyatlarında ve ağrısız doğum için de bu anestezi yöntemleri kullanılır. Bütün hastalarımız bebeğinin dünyaya gelişini hiçbir ağrı ve stres hissetmeden izlemenin müthiş bir duygu olduğunu söylemekte. Siz ne dersiniz?

Spinal anesteziden sonraki Gün bazen baş ağrısı görülebilir. Bunun olmaması için bol bol Su için ( hekiminizin kontrolünde)

Sinir blokları ise sadece ameliyat uygulanacak bölgeye gelen sinirin bulunarak bu sinirin uyuşturulmasıyla sağlanan anestezi yöntemidir. El, kol, ve bacaklarda uygulanank ameliyatlarda uygulanan bir yöntemdir.

LOKAL ANESTEZİ

Bu yöntem derideki abselerin boşaltılması, bezelerin alınması veya kesiklerin dikilmesi gibi küçük girişimler sırasındaki ağrının önlenmesinde kullanılan yöntemdir. Girişimin yapılacağı bölgenin derisinin altına bir enjektörle lokal anestezik ilaç verilerek sadece küçük bir bölgenin uyuşturulması sağlanır.

SEDASYON

Bazı durumlarda hastanın tam uyutulmasına ihtiyaç yoktur. Ancak hastada var olanın heyecanın giderilmesi ve sakinleşmenin sağlanması gerekir. Bunun için damar yoluyla ilaçlar verilerek hafif bir uyku ve sakinlik hali sağlanır.

Bir sedyede Ameliyathaneye götürüldüğünüzü veya ameliyat Masasına yatırıldığınızı düşünün, on derece insanı gerginleştirici ve heyecanlandırıcı bir durum değil mi? Veya hepimizin çocuğu sünnet olmuştur. Bizdeki ve ondaki endişeyi hayal edin. Bölgesel anestezi uygulanmış bacağından ameliyat olan bir hasta bir acı ağrı hissetmez ama göremediği bir şeyler yapılmaktadır ve bunun endişesini taşır. İşte böyle bir durumda hafifçe uyusak ve sakinleşsek ne kadar hoş olur değil mi? İşte cesaret iğnesi de denilen sedasyon bize bu imkanı sağlar.

ANESTEZİYE HAZIRLIK

Ameliyat kararı verilen her hasta ameliyattan önce ”anestezi ve reanimasyon uzmanı” tarafından görülür. Sizlerin güvenli ve sorunsuz bir ameliyat süreci geçirmenizin birinci şartı ameliyattan önce var olan risklerin belirlenerek bunların giderilmesidir. Bu da ancak titiz ve dikkatli bir inceleme ile olur. Böylece sizlerin mümkün olan en iyi şartlarda Ameliyata girmesini sağlarız.

Anestezi ve reanimasyon uzmanınız sizi muayene eder, sağlık durumunuz hakkında bilgi edinir. Kullandığınız ilaçları, daha önce geçirmiş olduğunuz ameliyatları, allerjniz olup olmadığını sorar. Kısaca sizleri dikkatli ve titiz bir incelemeden geçirir. Ayrıca akciğer grafinizi, kalp elektronuzu (EKG) ve kan tahlillerinizi inceleyerek bir anormallik olup olmadığını kontrol eder ve varsa düzeltilmesi için gerekli girişimleri yapar. Burada sizlere de büyük bir sorumluluk düşmektedir. Kullandığınız ilaçlar, kalp pili, kulaklık gibi kullandığınız bir cihaz veya takma dişiniz varsa ve var olan hastalıklarınız hakkında doktorunuza doğru ve tam olarak bilgi vermeniz rahat ve sorunsuz bir anestezi almanızı sağlayacaktır. Bazen hastalarımız bir an önce ameliyat olabilmek için kullandıkları ilaçları ve varsa şikayetlerini gizleyebilmektedir. Mesela düz yolda bile yürürken nefes darlığı çeken bir hastanın ” evim 5. katta bir solukta çıkarım” diye hekimi yanıltmasının vahim sonuçlara yol açabileceği hatırda tutulmalıdır.

Ameliyata hazırlık döneminde; anestezi ve reanimasyon uzmanınız uygulanacak anestezi yöntemini, olası riskleri ve yaşayabileceğiniz problemleri belirleyip bunlar hakkında sizi detaylı şekilde bilgilendirecektir. Ameliyat öncesi sigara ve alkolün bırakılması ve ameliyattan en az 8 Saat öncesinde hiçbir şey yenilmemesi önemlidir. Ameliyatınızın ertelenmesi korkusuyla yemek yediğinizi gizlemeyin!

AMELİYATHANEDE

Ameliyathaneye götürüldüğünüzde önce bir hazırlık odasına alınacaksınız. Burada damarınıza küçük bir boru yerleştirilerek serum verilmeye başlanır ve rahatlayıp sakinleşmeniz ilaç yapılır. Hastalığınıza ait bilgileriniz yeniden gözden geçirilerek kontrol edilir. Herhangi bir eksiklik yoksa ameliyat odasına alınırsınız. Anestezi uygulanmaya başlamadan önce kalp ritminiz tansiyonunuz ve vücudunuzun Oksijen durumunu gösteren monitör ismi verilen aletlerle ölçülür. Daha sonra planlanan anestezi yöntemi uygulanır. Ameliyatınız boyunca anestezi uzmanı sizin bütün hayati fonksiyonlarınızı takip eder. Hastalarımızın güvenliği için gerekli tüm cihaz, teknik donamımlar ve ilaçlar ameliyat odasında kullanıma hazır durumda bulundurulur.

Hastalarımızın hep sorduğu Bir şey var: narkozdan bana Bir şey olur mu? Günümüzde modern anestezi cihazlarının kullanıma girmesi, hastaların ameliyat sırasında nabız, tansiyon ve çok daha karmaşık birçok hayati fonksiyonun takibinin mümkün olması ve eğitimde kalitenin artışıyla anesteziye bağlı ölüm oranlarında çok ciddi düşüşler görülmüştür. Hastamızın var olan hastalıkları ve hastalığının derecesine, yaşına ve vücut fonksiyonlarına bağlı olarak değişmekle birlikte bu oran yaklaşık 200 binde 1’dir.

ANESTEZİDEN ÇIKIŞ

Ameliyat tamamlandıktan ve hastamız uyandıktan sonra bir süre daha ”anestezi sonrası odasında” bekletilir ve tüm kontrolleri yapıldıktan sonra yatağına gönderilir. Ameliyattan sonra da anestezi ve reanimasyon uzmanının gölgesi yine üzerinizdedir. Ameliyat sonrası ağrınızın giderilmesi, anesteziye bağlı olarak gelişebilen bulantı, kusma gibi şikayetlerinizin ortadan kaldırılmasında yine yanınızdadır.

Güvenli ve sorunsuz bir şekilde ameliyat geçirmeniz bizim yani anestezi ve reanimasyon uzmanlarının temel görevidir. Sizlerin de bu konuda bilgi sahibi olmanız, uygulanacak girişimler hakkında bilgi sahibi olmanız yararlı olacaktır. İyileşmenize ve sağlığınıza kavuşmanıza katkıda bulunmak bizleri de son derece mutlu edecektir.

HAZIRLAYAN;  Dr. Gülşen BİCAN, Dr. Ecder ÖZENÇ

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.