Cinsel işlev bozuklukları cinsel ilgi ve/veya cinsel uyaranlara verilen yanıtların ‘normal’ biçiminin inatçı ve tekrarlayıcı biçimde bozulması olarak tanımlanabilir. Şikayetler çoğu kez bireyin kendi cinsel işlevleriyle ilgili beklentileriyle ilgilidir. Beklentiler ise bireyin cinsellikle ilgili bilgileri ve yaşadığı toplum, kültür öğretileri ve değerleri gibi çeşitli etkenlere bağlı olarak değişiklik gösterir.

Kişilerin yetiştiği ve içinde yaşadığı Aile, yakın çevre, alt kültür ve toplumsal yapı, gelenekler ile dini inanç ve ahlaki tutumlar da cinsel tutum ve davranışlarımızı belirleyenler arasındadır. Birçok zaman, yalnızca sosyokültürel özellikler herhangi bir cinsel işlev bozukluğunun ortaya çıkmasında başlıca rolü oynayabilmektedir.

CİNSEL İSTEK AZALMASI

kadın ve erkekte cinsel eylem yapabilme yetisinin sağlam olmasına karşın cinsel etkinlikle ilgili isteğin olmamasıdır. En sık izlenen nedenler insan ilişkilerinden kaynaklanan ve eşleri etkileyen stres etkenleridir. Cinsel isteksizliği olan hastalar genelde bilinçaltında cinsel korkuları nedeniyle kendilerini korumak amacıyla cinsel alanda isteksizlik duymaktadırlar. Uzun süreli olarak seksten yoksun kalma bazen cinsel dürtülerin azalmasına neden olabilir, istek azlığı bazen partner karşıtı düşmanlık ve ilişkide bir yıkımın habercisi olabilir.

CİNSEL TİKSİNTİ BOZUKLUĞU

Cinsel ilişkiden uzun süre, ileri derecede kaçma ile belirli bir bozukluktur. Cinsel eylem düşüncesi karşısında bile yoğun kaygı yaşarlar. Bu olgularda cinsel yakınlaşmayı çağrıştıran her hareket sıkıntı verir (ellerini tutma, kucaklama, dokunma). Tedavide cinsel paniğe karşı duyarsızlaştırma yapılmalıdır.

KADINDA CİNSEL UYARILMA BOZUKLUĞU

Sürekli ya da yineleyici biçimde cinsel uyarılmanın yeterli bir ıslanma-kabarma tepkisi sağlayamaması veya cinsel etkinlik bitene kadar bunu sürdürememe ile karakterizedir. Uyarılma fazında sorunu olan kadınlarda sıklıkla orgazm sorunları da mevcuttur. Cinsel istekte bir değişiklik yoktur.

ERKEKTE CİNSEL UYARILMA BOZUKLUĞU (SERTLEŞME BOZUKLUĞU)

Yaşam boyu sertleşme bozukluğu olan bir erkek vajene girebilecek kadar sertleşmesi olmayan kişidir. Genç ve orta yaşlı erkeklerde nedeni daha çok psikolojiktir.

KADINDA ORGAZM BOZUKLUĞU

Olağan cinsel uyarılma evresinden sonra sürekli olarak ya da yineleyici biçimde mastürbasyon ya da koitus(cinsel ilişki) ile orgazmın gecikmesi ya da hiç olmamasıdır.

ERKEKTE ORGAZM BOZUKLUĞU

Yeterli cinsel uyarılma olmakla birlikte ejekülasyon(boşalma) olmaması veya ciddi bir gecikme olması ile belirlidir.

PREMATÜR EJEKÜLASYON (ERKEN BOŞALMA)

Erkek yineleyici olarak ya da sürekli biçimde istediği süreden önce ejekülasyon ve orgazm yaşar. Yüksek eğitimli kişilerde daha sık görülür. Yaş, cinsel eş veya durumun yeniliği, cinsel ilişki sıklığı gibi nedenler önemlidir. Tedavide iki eşle birlikte, açık tartışma ve işbirliği için cesaretlendirme tedaviyi kolaylaştırır.

CİNSEL AĞRI BOZUKLUĞU 

1- DİSPARONİ

Erkek ya da kadında cinsel ilişki öncesinde, sırasında, ya da sonrasında yineleyici bir biçimde ya da sürekli olarak genital ağrı olmasıdır. Kadınlarda daha sıktır ve sıklıkla vajinismus ile ilişkilidir.

2- VAJİNİSMUS (VAJEN KASILMASI)

Vajen kaslarının dış l /3’ünde koitusu(cinsel ilişki) engelleyecek bir biçimde ve sürekli olarak istem dışı spazmın olması sonucu cinsel ilişkinin olanaksızlaşmasıdır. Genelde sosyoekonomik seviyesi yüksek ve eğitimli bayanlarda görülür. Tedavide ev ödevleri ile yürütülen davranışçı yöntemler etkili olur.

TEDAVİSİ

Cinsel ilişkide eşlerin istekli, hazır olmaları, aralarında sevgi, yakınlık, Sıcaklık duyguları yanı sıra cinsel yönden birbirlerini çekici bulmaları gerekir. Böyle bir ruhsal ortamda fiziksel ortamın da uygun olması sağlanmalıdır. Sağlıklı bir cinsel ilişki için en temel kural uygun eş, uygun yer ve uygun zaman koşulunun sağlanmış olmasıdır. Eşler arasında cinsellik dışındaki ilişkinin niteliğinin yüksek olması tedavinin başarısını arttırır. Tüm bu şartlar oluşturulduktan sonra süren cinsel işlev bozuklukları için aşağıdaki tedavi seçenekleri kullanılabilir.

İkili Cinsel Terapi;

Tedavi sürecinde sorunu olan bireye değil, ilişkiye yönelik yaklaşım ön plandadır. Görüşmelerde sorun eşlerle birlikte ele alınarak tartışılmakta ve eşlerin sorunları üzerinde çalışılmaktadır.

Davranış Tedavisi;

Geleneksel teknikleri kullanarak terapistler, kaygı uyandıran durumları, hiyerarşik bir düzende, kişiyi en az tehdit eden duruma kadar sıralar. Davranışçı terapistler hastanın kaygı ile başa çıkmasını, sistematik duyarsızlaştırma ile sağlarlar.

Grup Terapisi;

Terapi grubu, çeşitli cinsel sorunları bakımından utanmış olan, kaygılı veya kendini suçlu hisseden bir hasta için güçlü bir destek sistemidir. Cinsel mitlerin, yanlış kavramlaştırmaların düzeltilmesi ve cinsel anatomi, fizyoloji ve davranış çeşitlerinin öğrenilmesi için yararlı bir formdur.

İlaç Tedavisi

Cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılan temel ilaçlar; Sildenafil(Viagra), Oral Fentolamin(Vesomax), enjekte edilebilen Alprostadil(lmpulse,Coverject), enjekte edilebilen Fentolamin, Papaverin ve transüretral Alprostadil(MUSE) erektil bozuklukların tedavisinde kullanılabilir. Ayrıca, Hormon tedavisi, Mekanik tedavi yaklaşımları, vakum pompası, erkekler için penil protezler kullanılabilir.

HAZIRLAYAN; Dr. Esra SOYDAŞ AKYOL, Prof Dr Ali ÇAYKÖYLÜ

KAYNAKLARSadock VA. Human Sexuality. Sadock BJ,  Sadock VA  Synopsis Of Psychiatry. , Ninth Edition, Lippincott Williams & Wilkins, New York  2006, p:692-730 . Öztürk O, Uluşahin A, Ruh Sağlığı Ve Bozuklukları, 11. Baskı Ankara 2008,  s: 584-610. İncesu C. Cinsel İşlev Bozuklukları. Güleç C, Köroğlu E, Psikiyatri Temel Kitabı, 2. Baskı Ankara 2007, s:422-433.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.