Ekmeksiz bir hayat kolay değil. Toplumun beslenme alışkanlıklarının ötesinde, zor bir yaşam biçimi. Çölyak hastası, restoran, pastane ve kafelerde yemek yiyemez. Yediği her gıdayı sorgulamak ve çoğu kez, katıldığı davetlere özel yiyeceklerini de beraberinde götürmek zorunda. Çünkü çölyak hastası olan kişiler; Buğday, Arpa, çavdar ve Yulafta bulunan gluten proteinine tahammül edemiyor.Çölyak hastası, hayatını kabusa çeviren tüm damak sınırlamalarına rağmen, sosyal yaşamını kolaylaştırıcı önlemleri almalıdır. İlk adım olarak, glutensiz ama Sağlıklı bir beslenme alışkanlığı olmalı ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmelidir.Hastalığın teşhisi çok zorÇölyak, genetik kökenli bir ince bağırsak alerjisi… Teşhisi en zor olan hastalıklardan biri… Çünkü hastalığın belirtileri diğer hastalıkların belirtileriyle aynı olabiliyor. Böylece başka hastalıklarla karıştırılabiliyor. Son zamanlarda araştırmacılar çölyak hastalarının kanlarında kimi antikorların normal seviyesinden daha yüksek olduğunu keşfetti. Vücut, algıladığı yabancı Maddeleri yok etmek için karşılık olarak bağışıklık sisteminden antikorları üretir.Çölyak hastalığının teşhisinde doktorlar, glutene karşı oluşan antikorların seviyesini ölçmek için kan testi yapabilmektedir. Kesin tanı için özel kan tahlilleri (AGA ve EMA) ve deneyimli bir gastroenterolog tarafından ince bağırsak biyopsisi yapılmalıdır. Biyopsi için üniversite hastanelerinin gastroenteroloji kliniklerine başvurmak gerekiyor.Diyet düzenli yapılmazsa…Gluten, çölyak hastaları için öldürücü bir zehirdir. Sürekli diyet uygulandığı halde arada bir glutenli gıdaları tüketmek, çölyaklılar için vahim sonuçlar doğurabiliyor. Örneğin, arada yapılan kaçamaklar, Bağırsak Kanseri, yutak kanseri, ağız içi tümörler, osteoporoz, diyabet, şizofreni, küçük çocuklarda büyüme geriliği gibi hastalıklara neden olabiliyor. Ancak, bağırsakları aşırı derecede zarar görmüş bazı çölyak vakalarında, sürekli glutensiz diyet iyileşme için yeterli olmayabiliyor. Bu durumda bağırsaklar çalışamadığından, vücut için gerekli besinler damar yoluyla veriliyor. Yani, ilaç tedavisi uygulanıyor.Çölyak hastalığı nasıl tedavi edilir?Tanı konulduktan sonraki aşamada uyulması gereken tek tedavi yöntemi, ömür boyu glutensiz diyet uygulamak. Bu nedenle glutenli gıdaları kesinlikle tüketmemek gerekiyor. Diyetin başladığı Günler içerisinde iyileşmeler de başlar ve ince bağırsak genellikle tam olarak iyileşir. Bunun anlamı, villusların hiç zarar görmemiş gibi olması ve (3 ila 6 Ay içinde) çalışmasıdır (Bu süre yetişkinler için 2 yıla kadar çıkabilmektedir). Hastalığın ilerlemesi ya da glutensiz diyetin uygulanmaması, çölyak hastaları için oldukça vahim sonuçlar doğurabilmektedir. Bu sonuçların en önemlisi, bağırsak kanserine yol açabilmesidir. Kişinin tanı anındaki yaşına bağlı olarak bazı problemler örneğin büyüme geriliği ve diş bozuklukları iyileşmeyebilir. Çölyak hastalarının küçük bir yüzdesi, glutensiz diyetle iyileşmeyebilir. Bu kişiler, bağırsaklarına aşırı derecede zarar vermişlerdir. Öyle ki, diyetlerinden gluteni yok etseler bile iyileşme olmaz. Kökleşmiş çölyak hastalığı için, ilaç tedavisi tercih edilmektedir.Dikkat edilmesi gereken önemli noktalar- Hastalar, sınırlamalara rağmen iyi düzenlenmiş bir diyetle hem çok çeşitli gıdaları yiyebilir, hem de günlük ihtiyacı olan tüm besinsel değerleri alabilir.- Hastalar; buğday, arpa, Yulaf ve çavdar yerine Pirinç, patates, nohut, Mercimek, kestane, soya, fasulye, fındık gibi besinleri ve bu besinlerden elde edilen Un ve nişastaları tercih etmeliler. Kuruyemişleri özellikle de ceviz, fındık, incir ve kuru üzüm sofradan eksik edilmemeli.- Gluten, gıda sanayinde kıvam verici, koyulaştırıcı ve yapıştırıcı katkı maddesi olarak kullanılıyor. Bu nedenle, etiketinde glutensiz ibaresi olan tüm gıdaları çölyak hastaları yiyebilir. Kullanılan gıdalarda gluteni araştırmak, çölyak hastaları için doğal bir alışkanlık haline gelmelidir.- Karaağaç ve kavunağacı bitkisinin çayları yararlı olabilir. 1 tutam Bitki, Sıcak Suda 5 Dakika bekletilip süzülür. Balla tatlandırılıp, sıcak veya ılık olarak Günde 1-2 fincan içilebilir.- Hastalar; ışarıda özendikleri poğaça, Ekmek, bisküvi gibi yiyecekleri evde kendileri uygun malzemelerle hazırlayabilirler. Örneğin; beşamel ya da et sosları, nişasta veya mısır Unu ile koyulaştırılabilir. İstanbul Halk Ekmek'in ürettiği ve halk Ekmek büfelerinde satışa sunduğu ‘Özel diyet nişasta ekmeği' ekmek yerine geçebilir. Piyasada satılan glutensiz ürünlerle değişik tatlılar hazırlanabilir.- Tıpkı beslenme gibi, yaşam tarzı da düzenli olmalıdır. Yeterli uyuyup, bol bol egzersiz yapılmalıdır.- Dengeli bir beslenme alışkanlığını izlerken, doktora danışılarak, vitamin ve Mineral (özellikle demir) içerikli takviye alınmalıdır.

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.